Cevapla
 
Administrator
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 3.899
 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Standart Tıp Terimleri Ve Açıklamaları (Z)
Alt 21-05-2009
Zatülcenp: Akciğerleri saran zarın iltihaplanması sonucu görülen bir hastalıktır. Tıp dilinde plörezi denir. Nedeni, zatürree, verem veya akciğer absesinden yayılan iltihaptır. Tedaviye vakit geçirmeden başlamak gerekir.

Lober Pnömoni: Pnömokok adı verilen mikropların neden olduğu had akciğer iltihabıdır. Mikroplu tozlar, fazla yorgunluk, soğuk algınlığı veya uzun süre güneşte kalmak hastalığın zeminini hazırlar. Hastalık ani baş ağrısı, titreme, kusma ve sırt ağrıları ile başlar. Ateş, 40 dereceye kadar yükselir. Fakat 10. günden sonra düşmeye başlar. Öksürük, kısa sürelidir. Balgam, kanlı ve yapışkandır. Hastanın yüzü kızarmış, dudaklarının etrafı kabarmış, cildi kuru ve dili de paslıdır. Geceleri kriz gelebilir.

Virüs Zatürreesi: Virüslerin neden olduğu bir çeşit zatürreedir. Ya aniden ya da bir soğuk algınlığı sonunda görülür. Lober pnömoniden daha hafif geçer. Hastalığın ateşi 39 dereceye kadar yükselir. Kendini son derece yorgun hisseder. Öksürüğü kuru fakat az balgamlıdır. Kol ve bacaklarında da ağrılar vardır.

Bronköpnomoni: İyi tedavi edilmeyen grip, boğmaca, bronşit veya kızamıktan sonra ortaya çıkan bir hastalıktır. Nedeni, akciğer ve bronşların yer yer iltihaplanmış olmasıdır. Hastalık, bronşit gibi başlar, tedbir alınmazsa, 2–3 gün içinde ağırlaşır. Ateş sabahları 38 derece iken akşamları 40 dereceye kadar yükselir. Hastada öksürük, cerahatli ve bazen de kanlı balgam görülür. Halsizdir, nefes almakta güçlük çeker, rengi de soluktur. Doktor tedavisi şarttır. Diğer taratan, hasta istirahat ettirilir ve morali üstün seviyede tutulur. Yanına fazla misafir kabul edilmez. Ağrı olan tarafına içine sıcak su doldurulmuş şişe konur. Sıcak su buharı teneffüs ettirilir. Ateşi yükseldiği zaman da; vücudu ıslak bezle silinir. Ateş düşürücü ilaçlar verilmez.

Zayıflık: Vücut yeterli derecede beslenmezse, kilo kaybeder. Bu durum, birçok müzmin hastalıklarda ve had hastalıkların hemen hepsinde görülür. Zayıflık, belirli bir hastalıktan kaynaklanıyorsa, ilk önce onu tedavi etmek gerekir.

Zihin yorgunluğu: Aklın geçmiş olayları, öğrenilen şeyleri saklayıp, zamanı gelince şuur üstüne çıkarıp, hatırlaması kabiliyetine hafıza denir. Bu yeteneklerin geçici olarak kaybolmasına da zihin yorgunluğu denir.

Yumurtalık (Over) Kistleri: Hemen hemen her kadında hayatının bir döneminde yumurtalıklarında kist saptanabilir. Bu kistler genellikle bulgu vermezler ve tedavi dahi gerektirmezler. Genelde masum olmalarına rağmen halk arasında çok korkulacak bir hastalık olan over kistleri hep aynı türde değildir. Çok değişik türde hücre barındıran yumurtalık organı dokusu birçok hormonun etkisi altındadır. Bu değişiklik türden hücreler çeşitli faktörlerin etkisi ile büyüyebilir ve kistleşebilir. Kistlerin içerdikleri hücre türüne bağlı olarak hormon veya benzeri maddeler salgılayabilir.

Vücutta bulunan hemen hemen bütün dokularda kist ortaya çıkabilir ancak yumurtalık dışındaki organların kistleri çok daha çabuk ve kolay belirti verebilir. Bunun nedeni diğer organlarda meydana gelen kistlerin bu organların fonksiyonlarını bozmalarıdır. Yumurtalık kistlerinin bir kısmı da bu şekilde fonksiyon bozukluğu yaratarak belirti verirken çok büyük bir bölümü de ne fonksiyonlarda bir kayba neden olur ne de uzunca bir süre belirti verir.

Sebepleri

En sık neden hormonsal düzensizliklerdir. Normalde her adet döneminde overler içinde yumurta hücresini taşıyan ve boyutları 3 cm. kadar ulaşabilen folikül adını verdiğimiz bir kist oluşur. Sonra bunun çatlaması ile yumurta açığa çıkar. Kadın gebe kalmaz ise bu dönemden 14 gün sonra kadın adet görür. Ancak hormonal düzensizliklerde bu yumurta taşıyan kistler ya çatlamaz, ya sabit kalır ya da büyümeye devam ederek bizim basit kist veya folikül kisti dediğimiz kistleri oluştururlar. Geçirilmiş over iltihapları, çok fazla radyasyona maruz kalma da over kistine sebep olabilir.

Over kisti özellikle adet gören kadınlarda görülür. Adet dönemi başlamayan genç kızlarda veya menopozdaki kadınlarda nadir görülür. Ailesinde over (yumurtalık) kanseri, rahim kanseri bulunan kadınlar da riskli gruba girer.

Belirtiler

Yumurtalık kistlerini kabaca habis ve selim başlıkları altında incelenebilir. En sık görülen iyi huylu over kistlerdir. Çoğu kez bir şikâyet yaratmazlar ve rutin kontroller esnasında fark edilirler. En sık verdikleri belirtiler;

• Adet düzensizliği
• Karında şişkinlik
• Karın ağrısı
• Sindirim sistem, bozuklukları
• İdrar yolu şikâyetleri

Over kisti dışında pek çok durum da benzeri şikâyetler yarattığından, bu tür yakınmaları olan kişiler genelde durumlarını önemsemezler. Çok fazla büyümeyen bir over kisti karın boşluğu içerisinde kendine rahatlıkla yer bulabileceği için şişlik yapmaz. Benzer şekilde hormon salgısı yapmayan kistler de adet düzensizliği yaratmaz.

Ağrı over kistlerinde nadir olarak görülür. Zaman da iştahsızlık, kilo kaybı, hafifi bulantı gibi sindirim sistemi yakınmaları olabilir.

Tanı

Genelde rutin muayene ya da başka bir sebepten dolayı yapılan muayene ve ültrasonografide saptanırlar. Muayenede hastanın yaşı, kitlenin büyüklüğü, şekli, saf kist ya da solid yapıda oluşu, etrafa yapışık olup olmadığı, hassasiyet olup olmadığı, Önemlidir. Ültrasonografide (USG) saf kist görünümünde olan ve 5–6 santimden küçük çapta olan kistlerin iyi huylu ve fonksiyonel olma olasılığı yüksektir. Ayrıca tanıda hastanın ve kitlenin durumuna göre tomografi, manyetik rezonans hormon tetkikleri ve kanda tümör belirteçleri incelenir ve tedavi için bir karara varılır.

Kistin tanısı için muayene ve ültrasonografi yeterli olur. Ancak cinsi hakkında bilgi sahibi olmak için bazı kan testleri gerekebilir. Kanser şüphesinde ileri radyolojik tetkiklere başvurulur.

Tedavi

Over kistinin tedavisi cinsine göre değişir. Sık gözlenen basit kistler için genelde takip tercih edilir. Bu esnada doğum kontrol hapları kullanmak da kistlerin küçülmesine yardımcı olur. Doğum kontrol hapları yumurtalıkların çalışmasını durdurarak mevcut kistlerin vücut tarafından emilmesine yardımcı olur. İltihabi kistlerde düzenli antibiyotik tedavisi gerekir. Ancak 8–10 cm. geçen ya da daha küçük olduğu halde 3–4 aylık takiple de sürekli büyüyen, USG ve kan testlerinde kötü huylu olma ihtimali olan kistlerin ameliyat ile alınması gerekir. Cerrahi girişim, bariz ağrı ve kötü huylu olma şüphesi bulunan vakalara uygulanmalıdır. USG’ de büyük kistler, çok odalı kistler ya da kan akımındaki artma kanser işaretidir. Kötü huylu kistlerden şüphelenildiğinde hasta hangi yaşta olursa olsun derhal ameliyat yapılmalıdır. Menopozdan sonra kadınlarda rastlanan kistler daha önemlidir. Bunların kötü huylu olma olasılığı yüksektir.
Kist tedavi edilmezse daha da büyüyebilir, belli bir büyüklükten sonra yırtılarak karın içine kanama yapıp hastanın hayatını tehlikeye sokabilir. Kötü huylu ise vücuda yayılarak ameliyat edilemez aşamaya gelebilir.
Alıntı ile Cevapla

Sponsor Linkleri
 
Administrator
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 3.899
 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Standart Z
Alt 21-05-2009
YAĞ EMBOLİSİ,Büyük kemik kırıklarında görülebilen bir komplikasyondur, Kemik iliğindeki yağın bir kısmı açığa çıkar ve yağ damlaları kan dolaşımına karışıp damar tıkanmasına neden olur,
YAĞLI DEJENERASYON,En çok kalp, karaciğer ve böbreklerde görülür, Bu organlarda, hücreler normal çalışma yeteneklerini kaybederler ve içlerinde yağ tanecikleri birikir,
YALANCI GEBELİK,Tüm gebelik belirtilerinin olmasına rağmen, uterus boştur, Bu duruma yalancı gebelik denir, Daha çok psikolojik menşelidir,
ZAR, Anatomide makroskopik ya da mikroskopik boyutlu, az ya da çok farklılaşmış ya da karmaşık yapıda, geniş ve yassı katman biçimli oluşumların genel adıdır,
ZATÜRREE (PNÖMONİ), Akciğer dokusunun iltihabı, Çeşitli etkenlere bağlı olarak gelişmekle birlikte, genellikle birincil ya da ikincil mikrobik etkenlerin yol açtığı akut ya da subakut hastalık tablolarını belirten bir terimdir,
ZAYIFLIK, Kişinin vücut ağırlığının yaşına, cinsiyetine ve boyuna göre hesaplanmış normal değerlerden daha düşük olması,
ZEHİR, Hücrelere ve yaşayan dokulara kimyasal ya da biyokimyasal nitelikte zararlar veren her türlü madde, Zehrin en tipik özelliği bu zararlı etkisini en küçükdozlarda bile göstermesidir,
ZEHİRLENME, Bir zehrin vücutta emilmesiyle ortaya çıkan belirtileri anlatan genel terim, Görece küçük miktarlarda kimyasal ya da biyokimyasal etki gösteren zehir, süresi ve ağırlığı değişebilen bir hastalıkhaline ya da ölüme yol açar,
ZEKA, Yeni sorunları karşılayarak uygun çözümler bulmak amacıyla, zihnin tüm ögelerini amaca uygun kullanabilme yeteneği ya da gücü,
ZEKA GERİLİĞİ, Zihinsel gelişmenin yavaşlığı, Doğuştan gelen ya da bebeklik çağında ortaya çıkan zihinsel yetersizliğe bağlı olarak ruhsal gelişimi duraklayan kişilerde görülür,
ZEKA YAŞI, Psikolojide, zeka testleriyle saptanan ve takvim yaşından farklı olarak belirli bir yaş grubuna özgü becerilerle zihinsel yetkinliği ifade eden ölçü,
ZİGOMA, Gözlerin alt ve yan kısımlarında, elmacık kemiklerine karşılık düşen yüz bölgesi,
ZİGOT, Döllenme sırasında spermatozoitin yumurtayla birleşmesi sonucu oluşan hücre,
ZONA, Etkeni su çiçeğine de yol açan virüs hastalığı, Herpesvirüs,
ZOOFİLİ, Hayvanlara karşı aşırı düşkünlükle belirlenen hafif bir duygulanım bozukluğu, Genellikle aşırı duygusal, destek konusunda saplantılı ve normal yoldan bu desteği sağlayamamış kişilerde (bekarlar, çocuksuz çiftler vb,) görülür,
Alıntı ile Cevapla

Sponsor Linkleri
Cevapla

) görülür, 2–3 gün içinde ağırlaşır, aklın geçmiş olayları, ancak 8–10 cm, ateş, balgam, boğmaca, bronköpnomoni, bronşit gibi başlar, bu durum, bu organlarda, cerrahi girişim, çocuksuz çiftler vb, diğer taratan, doktor tedavisi şarttır, en çok kalp, fakat 10, fazla yorgunluk, geceleri kriz gelebilir, genellikle aşırı duygusal, halsizdir, hassasiyet olup olmadığı, hastada öksürük, hastalık, hastalık ani baş ağrısı, hastanın yüzü kızarmış, herpesvirüs, iyi tedavi edilmeyen grip, kanlı ve yapışkandır, kilo kaybeder, kilo kaybı, kitlenin büyüklüğü, kısa sürelidir, lober pnömoni, mikroplu tozlar, muayenede hastanın yaşı, nedeni, psikolojide, rengi de soluktur, tedbir alınmazsa, titreme, tıp dilinde plörezi denir, usg’ de büyük kistler, uterus boştur, virüs zatürreesi, yağ embolisi, yağli dejenerasyon, yalanci gebelik, zaman da iştahsızlık, zar, zatülcenp, zatürree, zatürree (pnömoni), zayiflik, zayıflık, zehir, zehirlenme, zeka, zeka geriliği, zeka yaşi, zigoma, zigot, zihin yorgunluğu, zona, zoofili, öksürük, önemlidir, şekli


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

 
 
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
BB code is Açık
You may not post replies
Smileler Açık
You may not post attachments
[IMG] Kodları Açık
You may not edit your posts
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
 
 


 
 
Design By Nukeleo © 2009
Powered by vBulletin® Version 3.x.x
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
vBulletin Windows Live Web Tasarımı - Zec İnteraktif Tarafından Yapılmıştır
 
 
Dmoz Url List Google Arşiv

emlak emlak bilişim online alışveriş sağlik forum dizin sitesi Estetik lazer epilasyon bitkisel Biber Hapı kapsülü. Biber Hapı resmi satış sitesi